02 Kasım 2009

Bir Salıncağın Üzerinde













terk edilmiş bir oyun parkındayım şimdi
sağım solum önüm arkam: sobe
sayıyorum geriye,
kaçtan başlasam olmuyor
tükeniyor bildiğim bütün doğrular

bilmediğim bir oyunun içinde yağ sattım bal sattım
ustam var mıydı ki benim ölümüne ağladım
karşıdan gelen çocuk arkadaşım sandım
topunu bana attı: tutamadım, yandım

portakalı soydu annem
baş ucuma koydu annem
ben hiç yalan söylemedim diye
olmadı bir kırmızı mumum bile

tam da burda
duma duma
sus pus

__________________________________

Fotoğraf / Neslihan Öncel

08 Haziran 2009

BİRLEŞME

Evvel zaman önce bir sabah uyandığımda ve yorulduğumda; olur mu olmaz, sever mi sevmez, biter mi bitmez ikilemleri ile fallar bakmaktan: Karar verdim hayatımı ayırmaya... Kendi dünyamdan çıkan çığlık çığlığa "tut ellerimi" ayrı bir blog olarak, geçmişi, sersenişi, kendime seslenişi ve kişisel durumlarımı anlatacaktı sadece...

İki zaman önce fark ettim ki; 'tut ellerimi', 'evrenin dünyası'ndan kopup gelen çığlıkların resmedilişiydi, tıpkı; yüreğimden geçenler, içimden dökülen sıkıntı, aşka aşık hallerim ve diğerleri gibi... Düşündüm üzerine; neden ayırmıştım dünyamı... Yazdım aslında tut ellerimin son yazısında - yazarkenki farkındalığımı bugün anlamlandırmam ayrı bir yazı konusu bile olabilir aslında - zaman mürdüm eriklerine yol vermenin zamanı... Köşe başında durup selam vermenin aşka...
Şimdi başka bir fal bakıyorum ben papatyayla: Olur mu olur...

__________________________________________________

Bir çoğunuz beni diğer blogumdan da takip ediyorsunuz...
Ben oradayım... Kendi dünyamda...
Tut Ellerimi blogundaki bütün yazılar ve yorumlar kendi dünyama aktarıldı...
Hepinize teşekkür ederim... Dünyamada gelin, beklerim...

06 Haziran 2009

KARMAŞIK

Karmaşık bir sarmaşığın birbirine geçmişliği gibiyiz seninle... Uzaktan güzel gözüken herşeyin, yakından bakıldığında içinden ne kadar çıkılamaz bir hali var bilseler: Özenirler miydi dersin...

Bağlarımız kopsun diye yaktığım bütün mektupların siliniyor aklımın köşelerinden... Fotoğrafları kesip attığım gece dışında bir görüntü kalmadı zihnimde... Seninle gittiğimiz yerlerde başka anılar biriktiriyorum ben, düşününce beni gülümseten.

En çok seni sevdim ve unutulmazdın evet lakin bu ne senden vazgeçmek ne de unutmak... Bu sadece yüreğimde durmamanla ilgili farkındalığın tam da ortasında, hayata bir kez daha tutunma umutlarını yeşermek üzere, kurumuş sarmaşığın zoraki hayata tutunuşunu resmedip, mürdüm eriklerine yol vermek... Yeni yepyeni bir sevdaya yol almak üzere yola çıkarken; senden daha çok, senden daha unutulmaz, senden daha büyük bir aşka selam durmak için... Selama bir selam veren olur mu bilinmez ama köşe başına çıkmadan köşeyi dönmek mümkün değil gibi gelir bana...


Bu blogtaki fotoğraflar, eğer altında bir açıklama bulunmuyorsa 1x.com'dan alınmıştır.

NEZAKETEN

Burada yazanlar bizzatı başımdan geçip, yüreğime düşendir, alıntı yapmamanız rica olunur.

  © Blogger template 'Penthouse' by Ourblogtemplates.com 2008

Back to TOP